4 hafta önce
4 hafta önce

İlk Doktor Kontrolünde Yapılacak İşlemler

Prekonsepsiyonel (hamile kalmadan önceki dönemde doktor kontrolü) adı verilen bu kontrolün amacı anne adaylarında var olması muhtemel risk faktörlerini belirlemek, bunları azaltma konusunda bilgi vermek/tıbbi destek vermek ve anne adayının bu risk faktörleri kontrol altına aldıktan sonra hamileliğe başlanmasını sağlamaktır.

Yapılan İşlemler

Muayene ve Genel Sorgulama : Anne adayının beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzı (çalışma hayatı, uyku ve dinlenme alışkanlıkları, egzersiz alışkanlıkları, sigara, alkol ve diğer maddelerin kullanımı) ayrıntılarıyla ele alınır. Hamileliğini olumsuz etkileyebilecek kronik hastalıkların (şeker hastalığı, hipertansiyon, sara hastalığı…), varsa önceki hamileliklere ait durumların (sakat bebek doğurmuş olmak, düşük, dış gebelik, yaşanan normal dışı durumlar), jinekolojik hastalıklar (genital enfeksiyon, yumurtalık kisti, miyom…) ortaya çıkarılması sağlanılır.

Jinekolojik muayene ile gebelikte risk teşkil edilebilecek genital enfeksiyon, kitle (miyom, yumurtalık kisti) gibi durumların ortaya çıkarılması, genel muayene ile gebelikte risk teşkil edilebilecek diğer durumların ortaya çıkarılması (kilo, bedensel özellikler, organlardaki işlev bozuklukları) sağlanır. Ayrıca (son bir yıl içinde yapılmadıysa) rahimağzından alınan sıvıda Papsmear incelemesi yapılır. Amaç rahimağzında kanser öncüsü olabilecek lezyonların tanınması ve tedavisi için yol gösterilmesidir.

Anne ve baba adayında yaşa ve kalıtıma bağlı risk faktörleri ortaya çıkarılır.

Anne adayında var olan kronik hastalıklar konusunda ilgili branş doktoru ile temasa geçirilerek tedavisi yeniden düzenlenir.

Anne ve baba adayında kalıtsal geçişli hastalık durumu saptandığında anne ve baba adayı doğacak bebeklerinde hastalığın ortaya çıkma riski hakkında bilgilendirilmek amacıyla genetik danışmanlık hizmeti verilen birimlere yönlendirilir. Bu birimler ülkemizde büyük şehirlerdeki üniversitelerin hepsinde mevcut bulunmaktadır.

Tansiyon Ölçümü : Anne adayının istirahat halindeyken ölçülen tansiyon değeri, hamilelikte tansiyonun yükselmesi durumunda bu yükselmenin hamileliğe mi yoksa önceden var olduğunun ayrımı için son derece önemlidir.

 

Laboratuvar İncelemeleri : Hiçbir şikâyeti olmasa bile anne adaylarına sağlık kuruluşunun imkânlarına göre bazı temel kan ve idrar incelemeleri yapılır. Kan ve kansızlık hastalığına işaret edebilecek bazı bulgularının saptanması amacıyla kan sayımı; enfeksiyon veya diğer bazı bulguların ortaya çıkmasına yönelik tam idrar incelemesi; gerekli durumlarda idrardaki bakteri cinsinin ortaya çıkarılmasını sağlamaya yönelik idrar kültürü; kan gruplarını bilmeyen anne ve baba adaylarının kan gruplarının belirlenmesi; rutin tiroid hormonu ölçümü; kızamıkçık virüsüne karşı bağışıklık olup olmadığını gösteren antikor ölçümü; hemen her laboratuvarda yapılabilen maliyeti düşük incelemelerdir.

Sağlık kuruluşunun laboratuvar koşulları ve ekonomik koşullar elverdiğinde, yukarı incelemelere ek olarak anne adayında toksoplazma ve diğer bazı enfeksiyonların önceden geçirilip geçirilmediğinin araştırılması, açlık kan şekeri ölçümü ve böbrek ile karaciğer işlevlerini değerlendiren çeşitli testler yapılabilir. Bu ikinci grup incelemede yapılan testler nispeten pahalı olmakla birlikte yine nispeten ender olarak görülen hastalıkların taramasını yaptıklarından her anne adayına uygulaması gerekli değildir. Bu nedenle ülkemizdeki, daha çok bu ikinci grup testlerin, yalnızca hastalığa işaret eden belirtileri olan anne adaylarında yapılması şeklindedir.

 

Kilo ölçümü ve Kilo boy arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Anne adayının hamile kalmadan ideal bir kiloyla başlaması son derece önemlidir. Hamilelikte hem fazla kilolu olmak hem de düşük kilolu olmak bir risk faktörü olarak kabul edilir. Hamilelik döneminde kilo artışına dikkat edilmesi gerektiği gibi hamilelikte kilo vermeye çalışmak da doğru değildir. Fazla kilosu olan bir anne adayının ideal kilosuna hamilelik öncesi dönemde ulaşması gerekmektedir. Dahası, aşırı zayıf ve fazla kilolu olmak hamile kalmayı da olumsuz olarak etkileyebilmektedir. Bu da hamilelik öncesi dönemde ideal kiloda olmanın önemini daha da arttırmaktadır.

Jinekolojik Ultrasonografi

Jinekolojik ultrasonografi vajinal yoldan ve karından olmak üzere ikiye ayrılır. Vajinal ultrasonografi hem görüntü kalitesinin yüksek olmasından dolayı hem de genital dokulara daha yakın olması nedeniyle daha çok ayrıntı gösterir. Karından yapılan ultrasonografi ise mesanenin dolu olmasını gerektirir ve anne adayının karın yağ dokusuna göre ayrıntıları gösterebilme özellikleri değişkendir. Jinekolojik muayene esnasında genital bölgede kitle saptanması durumunda kitlenin özelliklerinin araştırabilmesi amacıyla bu iki incelemeden biri, bazı durumlarda da her ikisi birden uygulanılır.

Kontrollerde tedavi gerektiren durumlarının saptanması

Eğer tedavi gerektirebilecek bir duruma rastlanılırsa tedaviyi ilgili branş doktoru uygular. Bu değerlendirmelerde en sık karşılaşılan iki durumdan biri kansızlık diğeri ise idrar yolu enfeksiyonudur. Her iki durumda da uygun ilaçlar yeteri kadar kullanıldığında başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.

Şeker hastalığı olan anne adayının hamileliğe hazırlık döneminde dikkatli bir şekilde değerlendirilmeleri son derece önemlidir. Kan şekerinin hamile kalınan dönemde yüksek seyretmesi anne adaylarının bebeklerinde doğumsal kusur ortaya çıkma riskini arttıran bir durumdur. Hamilelik planlanan dönemde kan şekerinin sıkı bir şekilde takip edilmesi ve gerekirse tedavinin yeniden düzenlenerek kan şekerinin normal sınırlara çekilmesi bu riski belirgin şekilde azaltır.

 

Aşılar ve Folik asit takviyesi

Gebelikte aşılamanın iki amacı vardır:

1.Annenin yüksek risk altında olduğu bulaşıcı hastalığa karşı bağışık hale gelmesini sağlamak

2.Annede oluşacak antikorların plasentadan geçerek yenidoğanın ömrünün ilk 1-2 ayında korumaktır.

Hamilelik öncesi dönemde özellikle Hepatit B, Tetanoz ve Kızamıkçık hastalıklarına bağışıklık durumunun değerlendirilmesi ve bu hastalıkları geçirmeyen anne adaylarının aşılanması önemlidir.

Kızamıkçık enfeksiyonuna karşı aşılama bebeklik döneminde ülkemizde uzun süreden beri uygulanmaktadır ve şuan doğurganlık döneminde olan anne adaylarının önemli bir kısmı bebeklik dönemlerinde bu uygulamaya tabi tutulmuşlardır. Dahası, kızamıkçık çocukluk çağında sık geçirilen bir enfeksiyon olduğundan, anne adaylarının büyük bir kısmının bu enfeksiyona karşı bağışık olduğu söylenebilir. Bağışıklık konusunda emin olunmayan durumlarda ise kanda bağışıklık olup olmadığı araştırılıp ve gerekli durumlarda hamilelik öncesi dönemde aşı uygulanmalıdır. Kızamık, kızamıkçık, kabakulak, Suçiçeği canlı aşı olduğundan hamilelik döneminde uygulanmamaktadır. Hamilelik öncesi dönemde aşı uygulandıktan sonra en az bir ay hamile kalınmaması ve aşılama sonrası tercihen kanda bağışıklık oluşup oluşmadığının araştırılması önerilir.

Hepatit B enfeksiyonu anneden bebeğe bulaşabilen ve bebekte ciddi hastalığa neden olabilen bir enfeksiyondur. Hepatit B’ye karşı aşılama günümüzde artık bebeklik çağındaki tüm bebeklere uygulanmaktadır. Aşı sayesinde, bebeklerin ileride yaşayacakları hamilelikte Hepatit B enfeksiyonu geçirme riskleri oldukça azalmaktadır. Ancak ülkemizde doğurganlık çağında olan anne adaylarının önemli bir kısmı bebeklik dönemlerinde bu nispeten yeni aşılama programına dahil olmadıklarından, Hepatit B enfeksiyonu açısından incelemeleri yapılmalı ve bağışıklığı olmayan anne adaylarının aşılanması gerekmektedir.

Tetanoz da özellikle sıhhi açıdan uygun olmayan koşullarda doğum yapan anneler ve bebekleri için ciddi sağlık sorunları oluşturabilmektedir. Tetanoz aşısı ülkemizde uzun süreden beri çocukluk çağında uygulanmakta ve lise çağında aşıları rapel (Pekiştirme aşısı. Aşının etki süresini uzatmak için yinelenmesi)  yapılmaktadır. Bu nedenle günümüzde anne adaylarının bu enfeksiyona karşı bağışık durumdadırlar. Bağışıklığın, özellikle de lise çağında yapılması gereken tekrar dozunun yapılıp yapılmadığının şüpheli olması durumunda aşı tercihen hamilelik planlanan dönemde uygulanmalıdır.

Hamile olduğu bilinmeden aşı uygulanmış ve daha sonra doğum yapmış annelerin bebeklerinde herhangi bir sorun çoğu durumda saptanmamış olmakla beraber yine de aşı öncesi hamilelik testi yapılmalıdır.

Paylaşın

Views
    1.412

    Anne Adının Kökeni

    967

    ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ

    880

    Sinirli Bebek

    807

    Eylül Ayında Anne Olmak ve Tavsiyeler

    737

    Sütümü nasıl Sağabilirim?

    700

    Meme Ucu Yaraları

    619

    Mayıs Ayında Anne Olmak Duygusu Nasıldır?

    612

    UYARILAR VE YASAL BİLGİLENDİRME

Hamileliğe Hazırlık
Hamilelik
Bebek
Çocuk
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz

takipçi satın al instagram takipçi satın al instagram beğeni satın al twitter takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al takipci33.com