12 ay önce
12 ay önce

Çocuklarda ki sardırganlık nasıl önlenir

Bazı çocuklar yaşıtlarına göre daha fazla saldırganlık göstermektedir. Neredeyse her anaokulu yada kreşte saldırgan davranan iki çocuk bulunmaktadır. Eğitmenler hem saldırganlıkta bulunan çocukları korumaya çalışırken hemde saldırgan çocuğun incittiği çocuğu korumaya çalışırlar. Ama bu sanıldığı kadar kolay değildir.

Saldırgan çocukları şikayet eden mutlaka veliler olmaktadır. Yalnız bu saldırgan çocukları okul yönetimine yada yetkililere şikayet eden annelerin aslında unuttuğu bir nokta vardır. Oda yarın bir gün kendi çocuklarının da saldırgan olmayacağını kimse garanti edemez. Evinden dışarı çıkan ve topluma ayak uydurmaya çalışan her çocuk diğerlerinden kendisine bir zarar geleceğinden korkar, arkadaşlarına alışıncaya kadar devamlı savunmada ve tetikte bekleyecektir. Ve tetikte bekleyen çocuk her hangi bir tehtit gördüğünde direk savunmaya geçecektir. Bütün küçük çocuklar onlara ilk anda hoş gelen, heyecanlandıran, gücünü gösteren davranışlarda bulunmak ve böylece diğer kişilerin dikkatini çekmek için uğraşırlar. Yanında ki çocuğa vurmak, yetişkini ısırmak hatta saçını çekmek heyecan vericidir. Bu saldırgan çocukların aslında gücünü gösterebileceği bir yoldur.

Mesela, 3 yaşında ki bir çocuk, 7 yaşında ki bir kızın saçını çekiyorsa bu yadırganmaz. Çünkü çocuk henüz çok küçüktür. Ama bu yanlış bir tutumdur. Çocuğun yaşı ne olursa uyarılmalı ve yanlış yaptığı anlatılmalıdır. Bazı çocuklar yaşı ilerlemiş olsa bile saldırgan tavırlarını devam ettirirler. Çünkü sürekli istediklerini bu yolla çözebilmiş ve yine bu yolla dikkat çekmeyi başarmışlardır.

Genellikle kendini sözlü yolla ifade edemeyen ve konuşma zorluğu çeken bir çocuk derdini saldırdırı da bulunarak anlatmaya çalışır. Çünkü bu onun için en kolay yoldur. Bazı küçük çocuklar ise, daha fazla dikkat çekebilmek amacıyla bu rolde oldukça ısrarcı olurlar. Eğer oyun oynarken yanında ki arkadaşının canını acıtabilirse öğretmeni gelecek ve yeniden kızınca yine dikkat çekmiş olacaktır. Ki zaten çocuğunda istediği budur. Oysa ki çocuk hiç bir şey yapmayıp yerinde durabilse diğer arkadaşları gibi, o zaman öğretmen de gelmeyecek böylece dikkat de çekmeyecektir. İşte tam da bu noktada aslında öğretmenlerin saldırgan çocukla ilgilenmeyi kesip, mağdur olan çocukla ilgilenmeliler ki saldırgan çocuk amacına ulaşıp dikkat çekmeyi başaramasın.

Genellikle de özgüven eksikliği olan çocukların saldırganlık sergilediği görülmektedir. Tabi bir de işin başka boyutu vardır. Bazı aileler de özellikle babalar çocuklarına, nasıl tekme savuracağını, karşısında ki insanı nasıl dövebileceğini göstermektedir. Bu son derece yanlış bir tutumdur. Bu çocuklar öğrendiklerini pekiştirmek sonucunu da babalarına gösterebilmek için en ufak anlaşmazlık da saldırgan davranış sergileyerek dikkatleri üzerine çekmeyi amaçlar. Aslında tek amacı burada babadan aferin alabilmektir.

Bazı anne ve babalar ise sonuç olarak çocuklarına şiddet uygulamaya başlarlar. Fziksel ceza vererek çocuklarının saldırgan davranışlarını bastırmaya çalışırlar. Bu yanlıştır. Bir önceki yazımda da söylediğim gibi bu cezalar sadece anlık işe yaracağı gibi geleceği yönelik hiç bir işe yaramayacaktır. Bugün sizin sözünüzü dinleyen çocuk biraz büyüyüp güçlenince de saldırganlığını karısına yada çocuklarına geçirecektir. O yüzden çocuklarınızla bugün konuşmayı deneyin. Ceza vermeden sakin bir dille saldırganlığın onlara hiç bir şey katmayacağını, aksine çevresine ve kendisine zarar vereceğini söyleyin. Çocuğunuzun anlayabileceği bir şekilde anlatmaya çalışın ki saldırgan tutumu bitebilsin. Öfkesini kontrol etmeyi sağlayabilsin. Vicdansız öfke yazımda da olduğu gibi, vicdansız öfke her zaman zarar verebilir. Bu noktada öncelikte çocuklarımıza vicdanı aşılamalıyız. Vicdanda şah damarlarımızda beslendiği için öncelikle, anne-baba olarak vicdanlı olmalıyız, sakin tavırlar sergilemeliyiz ki çocuklarımızda bizleri örnek alarak, çevresiyle uyumlu çocuklar olabilsinler.

 

Yazan Filozof Anne

 

Paylaşın

Views
    1.412

    Anne Adının Kökeni

    968

    ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ

    880

    Sinirli Bebek

    807

    Eylül Ayında Anne Olmak ve Tavsiyeler

    738

    Sütümü nasıl Sağabilirim?

    700

    Meme Ucu Yaraları

    619

    Mayıs Ayında Anne Olmak Duygusu Nasıldır?

    612

    UYARILAR VE YASAL BİLGİLENDİRME

Hamileliğe Hazırlık
Hamilelik
Bebek
Çocuk
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz

takipçi satın al instagram takipçi satın al instagram beğeni satın al twitter takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al takipci33.com