Bağımlı ve Bağımsız kişilik | anne oldum
Ana Sayfa BEBEK ÇOCUK Bağımlı ve Bağımsız kişilik
Bağımlı ve Bağımsız kişilik

Bağımlı ve Bağımsız kişilik

  • Yazar: Anneoldum Tarih: 7 Ağustos 2020
  • 83
  • 0 Yorum

Çocuklar ayaklandıktan sonra hatta bir de konuşmaya başladıktan sonra anne ve babalarını örnek alarak sürekli bir yardım etme çabası içerisine girerler. Bu bebekleriniz için oldukça hevesli bir durumdur. Çünkü bebekleriniz sizleri taklit ederek öğreneceği için aslında size yardım etme isteğiyle ne yaptığınızı öğrenmeye çalışmaktadır. Ve çocuklar da başarısızlık korkusu yoktur. Çocuklara başarızlık korkusunu ne yazık ki bizlere aşılarız. Nasıl mı?

* Anne yardım edeyim mi?
* Anne tabakları ben taşıyayım mı?
* Anne poşetleri verir misin?
* Anne misafirlere ben servis edebilir miyim?
* Anne çiçekleri sulayabilir miyim?
* Anne bu sabah ekmeği ben alabilir miyim?
* Anne bırak elimi, yolda ben yürümek istiyorum.
* Anne karşıdan karşıya geçebilirim. Çocuk değilim ben!

Gibi cümleler ve sorular karşısında her zaman annelerin verdiği cevaplar

* Hayır olmaz. Sen daha çok küçüksün. Yolda tek yürüyemezsin.
* Hayır olmaz. Düşürebilirsin.
* Hayır olmaz. Sen beceremezsin.

Anne yolda yürürken çocuğun elinden sıkıca tutar. Karşıdan karşıya geçerken sıkıca tutar. Hatta merdivenleri bile çıkarken çocuğun elinden sıkıca tutar. Bunlar bebeğe, ” Sen yardımsız yürüyemeyecek kadar beceriksiz bir çocuksun” imajını vermekten öteye geçemeyen mesajdır.

Aşırı koruyucu bir aile de çocuğun iş yapmasına imkan tanınmaz. Kendi işlerini yerini getirmesine izin verilmez. Aşırı koruyucu ihtiyaçlarından ötürü çocuk özgürce gelişimini devam ettiremez. ” Sen yiyemezsin ben yedireyim. Sen dökersin aman ben içereyim. Aman koşma hasta olursun. Üzerini giy üşürsün. Elimi bırakma kaybolursun şeklinde sürekli yardım güdüsüyle yetiştirilen çocukları aslına aileler kendilerine bağımlı hale getirmektedirler.

Okuduğum ana-baba okulu kitabında bu konuyla ilgili güzel şekilde açıklamalar yapılmış. Kitapta güvenli alan diye bir tabirden bahsedilmiş. Hemen açıklıyorum.

Üç-dört yaşındaki çocuğunuzu çocuk parkına götürdüğünüz de, parka giriş yaptığınız zaman elinden tutulmasını istemeyecektir. Çocuklar geniş alanlarda serbest hareketler yapmak isterler. Hatta bu serbestliğin tadını çıkartabilmek içinde çoğu zaman koşmaya başlarlar. Siz arkasından gittiğiniz müddetçe çocuğunuz koşmaya devam edecektir. Eğer çocuğunuzun arkasından gitmezseniz çocuğunuz da duracaktır. Ve dönüp arkasına bakacaktır. Fazla uzaklaştığını hissettiği anda tehlike anında korunamayacağını hissedecek ve size doğru yaklaşacaktır. İşte kendisini güvenli hissetmeyip geri döndüğü mesafeye güvenlikli alan deniliyor. Çocuklar güvenlikli alan içerisinde serbes hareket etmek isterler. Ve bu aşamadan sonra anne ve babalara şu soruyu soruyorum.

” Üç yaşında bir çocuğunuz var. Ve çok sevdiği resimli masal kitabını kitaplıktan almak istiyor. Ancak boyu kitabın bulunduğu rafa yetmiyor. Sizden yardım istemeden kitabı raftan almak istiyor. Bunu başarabilmesi için zekasını kullanması ve bir çözüm bulması gerekmektedir.

Zekanın bir tarifi bir problemi en kısa yoldan çözme becerisidir. Başka bir tarifi ise, alet yapıp kullanmaktır. Çocuğunuz etrafına baktı, yemek masasının etrafında dizili sandalyelere gözünü dikti. “Bu sandalyelerden birini alır, kitaplığın önüne kadar taşır, sandalyeye çıkar, kitabı alırım” diye düşündü. Masanın yanına gitti, sandalyelerden birini kucakladı, ancak gücü sandalyeyi kaldırmaya yetmedi, ne yaparsınız?

Anne babalardan çok ilginç cevaplar gelir. Aldığımız cevaplar ailenin çocuk eğitimine yaklaşım biçimini gösterir. Kimi kestirmeden gider, “Hocam neden uğraştırıyoruz, kitabı raftan alır eline veririz” der. Kimi ” Gücü yetmediği için sandalyeyi kitaplığın önüne kadar götürürüm” der.
Bir başkası da ” Tamam sandalyeyi kitaplığın önüne kadar götürelim ama sandalyeye çıkarken düşebilir” der.
Cevapların çoğu çocuğu korumaya, problemi onun adına üstlenmeye, onun adına karar vermeye ve ona yardım etmeye yöneliktir.

Burada yazar devam ediyor, ” Size sandalyeyi kaldıramadığını söylemiştik, taşıyamadığını değil. Belki sürüyerek kitaplığın önüne kadar taşıyacaktır. Diyelim ki sandalyeyi sürükleyerek kitaplığın önüne kadar taşıdı. Sandalyeye çıkmadan önce geri dönüp bakacaktır. Güvenli alan açıklamasını hatırlayın. Neden geriye döner ve bakar? Sandalyeye çıkarken düşme ihtimaline karşı ona tutabileceğiniz kadar yakında mısınız? yani Güvenlikli alan içinde misiniz? Çocuğun kişilik gelişiminde birey olma ve aitlik olma ve biz bilinci üç önemli sosyal ihtiyaçtır.

Yine diyelim ki, sizden yardım istemeden sandalyenin tepesine çıktı ve sevdiği resimli kitabını aldı ve geriye dönüp size baktı. Burada çocuğunuz size vücut diliyle, ” Bak, başarabildim!” demek isteyecektir. Böylece çocuğunuzun birey olma ihtiyacı karşılanmış olacaktır. Diyelim ki sandalyeye çıkarken ayağı kaydı ve çocuğunuz tam düşmek üzereyken tuttunuz. çocuk şöyle düşünecektir. ” Bağımsızlık çabamd a gücümü aşan bir şey olduğunda annem ve babam bana yardım edecektir. Yalnız değilim.” Bu durum da çocuğun “Ait olma” ihtiyacı karşılanmış olur. İdeal çocuk eğitiminde birey olmaz ve ait olma ihtiyacının dengeli bir şekilde kullanılmasına ” Biz bilinci” denilmektedir.”

Yazar burada çok güzel örnekler vererek konuyu daha iyi anlamama sebep olmuştur. Amerika ve Avrupa da “Biz bilinci” gelişmemiştir. Daha çok ” Birey olma” bilinci gelişmiştir. Yani oralarda biz bilinci diye bir kavram fazla görülmemektedir. Bu kavram daha çok bizim ülkemiz de mevcuttur. Oralarda herkes kendi başının çaresine bakarken bizim ülkemiz de “Bizim çocuğumuz, bizim ailemiz” şeklinde bir kavram mevcuttur.

Çocuğun her ihtiyacı yerine getirilerek hazıra alıştırılmamalıdır. Anne baba çocuk adına sorumluluk alarak onun adına kararlar verebilir. Böyle bir ortam da yetişen çocuklar ise kendi başlarına hareket edemez ve kendi başlarına kararlar alamazlar. Çocuğa kullanacağı oda takımı alımında bile, söz hakkı düşmeyerek, çocuğun yerine anne ve babası karar verecektir. Psikoloji de ise buna ” Öğrenilmiş çaresizlik” denilmektedir.

 

Yazan :  Filozof Anne

  • Paylaş!

Bu İçeriklerde Hoşunuza Gidebilir

Bebek Emzirme Süresi

Bebek Emzirme Süresi

Bebekler Ne Zaman Görür?

Bebekler Ne Zaman Görür?

Yorumlar

Yorum Göndermek İster misiniz ?


takipçi satın al instagram takipçi satın al twitter takipçi satın al tiktok takipçi satın al youtube abone satın al facebook takipçi satın al twitch takipçi satın al porno izle